Talak Süresi 12. Ayet , Aklın Kaynağı [ Yazı ] - Ayet ve Sözler - Defter - Dusunmuyoruz.Com - Dusunen Kişilerin Defteri
Main | Registration | LoginCuma, 2016-12-09, 12:33 PM
My site
DefterWelcome Ziyaretçi | RSS
Site menu

Section categories
Aile
Ayet ve Sözler
Bilim
Davranış
Devlet
Duygular
Duyu
Edebiyat
Eğitim
Genel
Girişimcilik
Hukuk
İletişim
İnanç
İş - Ekonomi
Kültür - Sanat
Basın - Medya
Sosyal Bilimler
Tabiat
Teknoloji - Bilişim
Yaşam
Yönetim
Zaman

Üye Girişi
Üye Nick:
Şifre:
Hatırla

Site de Ara

Main » Articles » Ayet ve Sözler

Talak Süresi 12. Ayet , Aklın Kaynağı [ Yazı ]

Hücrenin akıllara durgunluk veren göz kamaştırıcı dünyası evrim teorisini tartışma götürmez bir biçimde çökertmekte, "canlıların kökeni"nin tesadüf değil, yaratılış olduğunu ispatlamaktadır. 
İncelediğimiz tüm parçacıklar; hücreler, DNA'lar, ribozomlar, mitokondriler, enzimler ya da hormonlar, son derece aktif varlıklardır ve hayret verici işleri başarıyla yürütmektedirler. Dolayısıyla, bizim "akıl" diye tarif ettiğimiz şeye, yani; düşünme, analiz etme, karar verme gibi yeteneklere sahiptirler. Dahası, bu "akıl" insanların sahip olduğunu kabul ettiğimiz akıldan çok daha göz kamaştırıcıdır. Tek bir protein sentezi sırasında hücre organellerinin ortaya koyduğu "akıl gösterisi", insanlar tarafından kolay kolay erişilemeyecek düzeydedir. 
Ancak, hücrede ortaya çıkan aklın, hücreye "ait" olduğunu kabul etmemiz mantıksal olarak mümkün değildir. Çünkü "akıl gösterisi" yaptıklarını söylediğimiz hücre parçacıkları, birer molekül yığınından başka bir şey değildirler. Yaptıkları işler dikkate alındığında herbirinin sofistike bir biçimde "düşünebilmeleri" gerekir, ama bir beyinleri yoktur. Aslında hiç bir şeyleri yoktur; ne gözleri, ne kulakları, ne dokunma duyuları, ne de sinir sistemleri vardır. Bunlar ardı ardına dizilmiş aminoasitlerden oluşan kimyasal zincirlerden başka bir şey değildirler. 
Ama; görme, duyma, hissetme, düşünme, karar verme yeteneğinden yoksun olan bu kimyasal bileşikler, oldukça ihtişamlı bir "akıl gösterisi" sergilemektedirler. 
O zaman şu soruyu sormamız gerekir: Bu aklın kaynağı nedir?
Balarısı ile ilgili bir ayet, bu konuda bize önemli bir yol göstermektedir:

Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)

Balarılarının da hücredeki organeller gibi "akıl gösterisi" sayılacak işleri vardır. Bal yapmak için buldukları çiçeklerin "koordinatlarını" birbirlerine haber vermeleri, kovanlarını ve peteklerini değme mimarlardan çok daha üstün bir biçimde inşa etmeleri ve daha pek çok özellikleri, açık birer "akıl ürünü"dür.
Bu aklın kaynağı ise, üstteki ayette açıklanmaktadır. Allah, arılara "vahyetmiş", yani kendi ilminden onlara aktarmış ve onları yaptıkları kompleks işi başaracak kadar bir "bilinç" sahibi kılmıştır. Ortaya çıkan akıl arılara değil, Allah'a aittir.
Kuşkusuz bu durum yalnızca arılar için geçerli olamaz. Çünkü doğa, "akıl gösterisi yapan akılsız varlık"larla doludur. Bunların hepsi, küçücük bir böcekten dev bir organizmaya kadar, Allah'ın "vahyettiği" akıl ile hareket ederler. Allah, hepsine belirli bir görev ve onu yapacak kadar bir "bilinç" vahyetmiştir ve onlar da Allah'a boyun eğmiş olarak görevlerini yerine getirirler. Bir ayette şöyle denir: 

Göklerde ve yerde bulunanlar O'nundur; hepsi O'na 'gönülden boyun eğmiş' bulunuyorlar. (Rum Suresi, 26)
Sonuçta, hücrede ya da doğanın başka herhangi bir parçasında, ortaya çıkan akıl, "kendi kendine" oluşan bir akıl değildir. Tüm varlıklar, Allah tarafından kendilerine emredilen işi yapmaktadırlar ve bu işlerde ortaya çıkan akıl, Allah'ın aklıdır. Bir ayet, insanların çoğunun farkında olmadığı bu büyük sırrı şöyle açıklar:

Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için. (Talak Suresi, 12)


Category: Ayet ve Sözler | Added by: Düşünce (2009-08-17)
Views: 971 | Tags: İnsana verilen akıl, Allahın verdiği Akıl, aklın kaynağı | Rating: 0.0/0
Total comments: 0
Only registered users can add comments.
[ Registration | Login ]
Google Reklamları



Copyright MyCorp © 2016
Make a free website with uCoz